gözümü aliyür/orijinale döneyim

Telepati

Herkesin istediği şeyler vardır. Bunların başında "anlaşılmak" geliyordur herhalde. Belki de insanlığın farkında olmadığımız en büyük trajedilerinden biridir binlerce yıldır hala birbirimizi anlayamıyor olmamız. Bu hasretin müziği icat etmiş olabileceğini bile ileri sürebilirim; ne yapacağım belli olmaz benden her şey beklenir. İşin benim açımdan kayda değer tarafı, insanın anlaşılmayı istemesinden çok beklemesi. Bir lüks gibi ama bir o kadar varsayılan gibi. Fabrika çıkış ayarımız sanki. Muhtemelen ilişkilerimizi birbirimizin götünü koklayarak şekillendirdiğimiz dönemlerden kalma bir beklenti, bir kaybolan değerlerimize sahip çıkma tandansı. Bugün "Sinemaya gidelim mi?" diye sorduğun sevdiceğinin verdiği cevabın samimiyetinden emin olamadığında iki dakika götünü koklayıp şüpheden kurtulma fikri mideni kaldırıyorsa ve bunun yerine bütün gün içini kemirmeyi tercih etmişsen, bu işte bir terslik vardır. İnsanoğlu eski ile yeniyi harmanlayamamış. Bunu bilir bunu söylerim.

Kafanız zehir gibi çalıştığından konuyu "telepati"ye bağlayacağımı anladınız biliyorum. Benim zihinsel akışıma ise diğer hemen her şey gibi otobüste dahil oldu. İstanbul'da yaşayanlar daha iyi bilir, Mercedes Citaro'ların ön ve arka tarafında, paralel konumda çiftleştirilmiş, insanların yüz yüze oturdukları anlamsız 4'lü koltukları vardır. Ön tarafta, şoförün arkasındaki ilk sıra düzdür, ondan sonra bu 4'lü grup vardır. Ben de bu şoförün arkasında olan dörtlü grupta oturuyorum düz şekilde. Otobüse engelli bir kız bindi. Mental ve fiziki sıkıntıları olduğu anlaşılabiliyor. Yüzünde tarifsiz mükemmellikte bir gülümseme. Hiç abartmıyorum; belki de gördüğüm en saf en katıksız gülümsemedir. Üstü başı da pek temiz pek şık. Saçlarını falan da yapmış. Kaşı gözü zaten güzel. Akbilini bastı biraz zorlandıktan sonra, ve koltuklara doğru yürümeye başladı. Oturduğum dörtlü grupta bütün koltuklar boş, bekliyorum gelip karşıma oturmasını. Şoförün arkasındaki tek düz koltukta ihtiyarca bir az gelişmiş amca oturuyordu. Kız hafif aksayarak ilerlemeye başladı. Soğukkanlı bir insanım ama reflekslerime oldukça güvenirim iyidir; ben o koltukta oturuyorken kızın dengesini kaybetmesi düşmesi imkan dahilinde değil. Gözümü üzerine dikmiyorum rencide etmemek için ama bütün reseptörlerim ona odaklı, orada kolum kopar yere düşer fakat onun düşmesine izin vermem. Yavaş yavaş ilerlerken, o az gelişmiş Cro-Magnon dayı kızı dirseğinden tutup yürümesine yardım etmeye başladı. "Geçh gızım ha gayret" falan diyor bir de. Birden bütün nöron aktivitem bozuldu. Dr. Manhattan olmak ve dayıyı bi daha hiç bulunamamacasına atomlarına ayrıştırmak, tanıyan bilen herkesin aklından silmek istedim. Fakat mavi değildim ve don giyiyordum. Arkasından davranıp boynunu kırsam mı diye düşündüm; bu sefer de iş dönüşü yorgun olduğumu ve bunu yaparsam düğmeye basıp bir sonraki durakta inemeyeceğimi fark edip vazgeçtim. Dayı hayatına devam etti, kız karşıma oturtuldu. "Telepati eksik." dedim. Evet telepati.

Eğer telepati olsaydı, ben etrafımdakilere "Kontrolüm altında." yayını yapabilirdim. Dayının atlayacağını duyup "Elleşme az gelişmiş." diyebilirdim. Daha da iyisi, kız "Size ihtiyacım yok embesiller!" diyebilirdi. O zaman aslında bize güldüğünü de anlayabilirdim.

Telepati gelişmiş bir sistem olsaydı dünyada duyulan tek şey müzik kalabilirdi. Sessizliği pek sever oldum da. Dün duş alıyordum, "Ulan su iyisin hoşsun da amma kafa siktin be arkadaş!" dedim. Şarıl şurul, çok gürültülü şey be abi su dediğimiz. Konuşmak su ise, telepati hava. Sessiz güzel ruhu okşayan bir rüzgar. Ne bileyim otobüslere entegre edilirdi, "Bu otobüs oradan geçiyor mu?" diye düşünmemize gerek kalmazdı, sorar öğrenirdik o an. Otobüste uyuyabilirdik, durağımız geldiğinde "Şşş uyan sonraki durakta ineceksin." diyebilirdi bize. Televizyon kanalları görüntüsüz yayın yapardı. İstediğimiz kadar gözlerimizi kapatabilirdik. Sevgilimizle hiç kavga etmez, sadece hislerimizi paylaşabilirdik. Ama o kadar ilkelmişiz ki, bu telepati işini karşılıklı oturmuş iki kişiyle "Ben alıcıyım sen göndericisin taam mı." seviyesinde sürdürüyormuşuz. O bile mitiş sayılıyor yani. Ben de anlaşılmayı bekliyorum işte. Beklemişken daha büyük bekleme salonunda bekleyeyim diyorum. Çok şey mi bekliyorum?

Aslında imkansızı da beklemiyorum. Telepati yapmak muhtemelen 100-150 yıl kadar uzak. Şu yazıyı siteye yükledikten yaklaşık 1 hafta sonra internette otomatikman en az 10 kopyası olacak muhtelif yerlerde ve şekillerde. Burada yok olmak çok zor. Onca yıl sonra telepati en azından bugünkü günlük konuşma seviyesinde mümkün olduğunda bu yazıyı okuyup beni yad ederlerse, "100 yıl geçti hala şu otobüslere güzergah bilgisi yayınlayan telepatimatik takamadık lan..." diye hayıflanırlarsa ne mutlu. Ben giderim sapık düşüncelerim kalır, dostlar beni hatırlasın sdlkfsdjk. Düşündükçe kollarımı evrene açmış gibi hissediyorum. Karnımda sicimler titriyor sanki...

radioheadbanger'ın 06.12.2009 tarihli bu yazısının direkt linkine buradan ulaşabilir, sizden tatlı olmasın, sevimli arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. hatta o mükemmel kişiliklerden biriyseniz, sitenin tamamına buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

Yorumlar


• gözlerini kaydıran kalabalığı izle sadece..ne anlatmak istediğin kulaklarına gitmeyecek ama sen onları gözlerinin önüne alabileceksin..ama önce otur bir köşeye, izlemeyi seviyorum de..
bu arada, hoşgeldin.. bunu dememe gerek olmasa, sen anlasan..
(myfakeplastic, 7.12.2009 0:44)

• bu adamın neden sevildiğini anlamayana, bu yazıyı okumayı salık veriyorum.
gerçi onu anlamayana bu yazı da çok.
(ay ne ağır laflarım var)
(cafe latte, 9.12.2009 2:51)

• Hadi benim seni ilk kez okuduğumu ve beğendiğimi anla. Bu da olsun bir gün.
(kalem, 25.12.2009 18:28)

• çalışmalara başladım. imkansız diil ama zaman alabilir.
(radioheadbanger, 25.12.2009 18:38)

• kızı rencide etmemek için bakmadığını ama onu alıcılarınla takip ettiğini kafamda düşünüp de duygulandığımı anla hadi.
(olmasa, 31.08.2010 15:19)

• *hrrrggg* (anlamak için ıkınmak)
(radioheadbanger, 31.08.2010 15:56)

*Nick:
E-mail (Zorunlu değil):
Yeni yorumlarda bana haber ver çünkü ben manyağım.
E-mail adresimi gizle çünkü öyle daha seksiyim.
*Yorum: